Sizin İlişki Tipiniz Hangisi? Haberi - yenikadin.com
Bu sayfayı paylaşın
24.01.2018 13:03

Sizin İlişki Tipiniz Hangisi?

Sevgilinizle, nişanlınızla, eşinizle ya da partnerinizle nasıl bir ilişkiniz var?

Haber: Sizin İlişki Tipiniz Hangisi?

İlişkinizin şekli, çocukluğunuza yönelik ipuçlarını içerisinde barındırıyor. Dört tip bağlanma şekli olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre kusursuz bir ilişkinin de formülü var… Peki sizin ilişkiniz hangisine daha çok uyuyor?

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, ilişkilere yönelik önemli saptamalarda bulundu:

Çocukluk yaşantısı duygusal ilişkileri etkiliyor

Birçok araştırmanın farklı ilişki türü ve modelleri ortaya çıkardığını belirten Serkan Elçi, "Çoğunluk kanı, ilişkilerin aşkla başlamış olduğu tarafındadır. Aşkın insanlık tarihi boyunca var olduğu, her insanın hayatında en az bir kere yaşadığı ya da yaşamayı umut ettiği duygusal durum olduğunu biliyoruz.

Temel düzeyde; Freud aşkı cinselliğin yüceltilmesi olarak, Fromm ilgi, saygı ve sorumluluk olarak, Maslow ise kişinin kendisine güvensizliğiyle ilişkili olarak ya da kendini gerçekleştirme isteğini ortaya çıkaran bir duygu olarak görmüştür. Her araştırmanın yadsımadığı en önemli gerçek ise çocukluk yaşantısının yetişkinlik dönemindeki duygusal ilişkileri yüksek derece etkilediğidir.

Çocukluk dönemindeki fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarımızın ne denli karşılandığıyla ilişkili olan bağlanma stilleri temel güven ya da güvensizlik duygusu üzerine kuruludur. Bowlby'nin bu kuramında 4 önemli stil görülmektedir. Hangi bağlanma stiliyle büyütüldüğümüz, ilişkilerimizi de bu bağlanma stillerine göre yönettiğimizi açığa çıkarmaktadır.

Güvenli bağlanma stili olan yetişkinler; kendilik algısı olumlu, karşısındaki kişiye karşı da olumlu duygularla yaklaşır. Başkalarının kendisini nasıl gördüğünden ziyade kendisini nasıl gördüğü daha da önemlidir. Hem yakınlık kurmada hem de yalnız kaldığı zamanda da kendini yönetmekte oldukça başarılıdırlar. Bir başkasına bağlı olmakta mutluluk duyan, uzun süreli ilişkiler yaşayan, saygı ve güveni rahatlıkla duyan yetişkinlerdir.

Saplantılı bağlanma stili olan yetişkinler; kendilerine karşı olumsuz, karşısındaki kişiye karşı ise olumlu duygularla yaklaşır. Kendilerine olan güvenleri oldukça az olduğu için en temel kaygıları da terk edilmektir.

Kayıtsız bağlanma stili olanlar ise kendilerine karşı olumlu duygular beslerken, başkalarına karşı olumsuz duygular barındırırlar. Karşıdaki kişi tarafından reddedilmektense hiç ilişki içerisine girmemeyi ya da kendileri terk etmeyi tercih ederler. Bağımsız olmak onlar için çok daha önemlidir.

Korkulu bağlanma stili olan yetişkinler de hem kendisine hem de karşısındaki kişiye karşı olumsuz duygulara sahiptirler. İnsanların güvenilmez olduklarına olan inançları çok kuvvetlidir. Reddedilme korkusu fazla olduğu için, ilişkileri de yolunda gitmemektedir.

Kusursuz ilişkinin formülü var mı?

Yukarıda sıralanan çocukluk dönemine bağlı bağlanma stillerinin yetişkinlik dönemimizdeki duygusal ilişkilerimizi de şekillendirdiğine dikkat çeken Serkan Elçi, kusursuz ilişkinin formülünü ise şöyle açıklıyor:

"Bu bağlamda güvenli bağlanma yaşamış iki kişinin bir araya geliyor olması, kusursuz bir ilişkinin adı olmalıdır. Bu ilişkide hem duygusal yakınlık fazla olacaktır hem de karşılıklı dayanışmayla ilişki sürecektir. Birbirlerine karşı şefkati ve beğeniyi dile getirmek, ortak ilgi alanlarını keşfedebilmek, çatışmalarda sert başlangıç yerine, yumuşak geçişler yapabilmek, ortak hayaller ve hedefler oluşturabilmek sağlıklı bir ilişki için temel beklentilerdir. Diğer bağlanmalarla yetişmiş olan bir birey ise ya kendine ilişkiyi zindan edecektir ya da karşısındakine. Kendisinin sürekli onu terk edeceğini düşünen biriyle birlikte olmak mı yoksa aşkı fark ettiği anda kaçan, uzaklaşan biriyle birlikte olmak mı? İlişkiler düşüncelerin, duyguların ve davranışların iç içe geçtiği karmaşık bir dinamiğe bağlıdır. Hedef; karşıdaki kişiyi değiştirmek veya var olan sorunu ortadan kaldırmak değil, bu kişiyle birlikte, bu sorunların nasıl üstesinden gelineceğini belirleyebilmektir."



Yeni Yenikadın Haberleri

  • "Yaz geldi" diye sakın şok diyet yapmayın!"Yaz geldi" diye sakın şok diyet yapmayın!

    COVID-19 pandemisinde kimi zaman stres kimi zamansa can sıkıntısı sebebiyle birçoğumuz mutfakta yemek işlerine ağırlık verdik. Artık kontrollü sosyal hayat sürecinin başlaması ve havaların ısınmasıyla birlikte çoğumuz kendimize şu soruyu sorar olduk: 'Aldığım kiloları nasıl hızlı verebilirim?'

  • Bu yaz tatil yaparken dikkat edilmesi gerekenler!Bu yaz tatil yaparken dikkat edilmesi gerekenler!

    Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, bu yaz tatili döneminde nelere dikkat etmemiz gerektiğini açıkladı.

  • Gebelik ve lohusalık dönemine özel 6 korona önlemiGebelik ve lohusalık dönemine özel 6 korona önlemi

    Koronavirüsün özellikle hamilelik ve emzirme sürecinde etkilerine yönelik birçok bilinmezlik olduğunu belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Meşeci, kontrollü sosyal hayat dönemine geçildiği 'yeni normal'de de hamilelerin ve emziren annelerin çok dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

  • A'dan Z'ye hamilelikte yapılacaklarA'dan Z'ye hamilelikte yapılacaklar

    Avrasya Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nurcan Dalan hamilelik sürecinde uygulayabileceğiniz bakım sırlarını ve hamilelikle ilgili aklınıza takılan birçok konuya ilişkin bilgileri anlatıyor.

  • Eve giren ürünlerin hijyeni nasıl sağlanmalı?Eve giren ürünlerin hijyeni nasıl sağlanmalı?

    İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, dışarıdan evimize gelen paketlerin hijyenini nasıl sağlamamız gerektiğini açıkladı.