Emzirmek ya da Emzirememek İşte Bütün Mesele Bu! Haberi - yenikadin.com
Bu sayfayı paylaşın

Emzirmek ya da Emzirememek İşte Bütün Mesele Bu!

Son günlerde bazı ünlü ya da blogger anneler, sosyal medya hesaplarından bebeklerini emzirme/emzirememe süreçlerinde yaşadıklarını anlatan dikkat çekici paylaşımlar yaptı. Takipçileri de bu paylaşımların neden yapıldığını merak etti.

Haber: Emzirmek ya da Emzirememek İşte Bütün Mesele Bu!

Herkes yorumlarda paylaşımların nedenini sordu, kimse tam cevap alabilmiş değildi. Fakat bazı blogger anneler ünlü bir oyuncunun boşanma davasında aldığı tutumdan dolayı böyle paylaşımlar yapıldığını açıkladı. Ünlü kişi davaya mahkeme kararıyla yayın yasağı getirdiği için haberin tam içeriğinden bahsedemeyeceğim.

Ama boşanma gerekçelerinin büyük kısmını eşinin bebeğini emzirememesi ve anneliği oluşturdu.

Bu durum karşısındaki rahatsızlıklarını ifade eden blogger ve ünlülerin paylaşımlarının altındaki yorumları okuyunca, emzirme konusunun ülkemizde nasıl bir mahalle baskısı oluşturduğuna dikkat çekmeden geçemeyeceğim. Bazı paylaşımlarda, bebeğini emziremediği için mama veren annelere kin kusulmuş, bencillikle suçlanmış ve kötü anne ilan edilmiş.

Bazı yorumlarda bu paylaşımların mama endüstrisine hizmet ettiğini, anneleri emzirmekten vazgeçirdiğini söylemiş. Kadın takipçilerin tepkisi bir yana ama erkeklerden de bir o kadar ağır yorumlar gelmiş. Bir erkek takipçi bebeğini emziremeyen anneye direkt ''Annem beni 3 yaşına kadar emzirmiş. Çok sağlıklıyım, hiç hasta olmuyorum. Şimdiki zamane anneleri göğüsleri sarkmasın diye emzirmiyorsunuz'' suçlamasında bulunmuş.

Her anne bebeğini emzirmek, doyurmak ister. Bebeğinin bu ihtiyacını karşılayabilmek için de elinden ne geliyorsa yapar, yapmaya çalışır. Ama bazen ne kadar isterseniz, çabalarsanız çabalayın emzirme sürecini gerçekleştiremeyebilirsiniz. Bu da doğal bir olaydır. Bu durum karşında muhakkak her anne kendini kötü hisseder. Doktoruna danışır, tavsiye alır. Doktor tarafından uygun görülürse, anneye mama takviyesi desteği gelebilir. Bu da doğal bir olaydır.Emzirme mevzusu ülkemizde çok hassas bir durum. Evet, anneler ve anne adaylarının farkındalığının artması için konuşulması yararlı bir konu. Fakat bu durumu emzirme polisliğine kadar götürmek ne kadar doğru?

Herkes herkesin emzirmesine karışmak zorunda mi? Ya da anne bebeğini emziremediği için emzirme polisleri tarafından yargılanmak, ölümcül bakışlar altında yaşamak durumunda mı?

Psikolog Tuğçe Yılmaz ile toplumda emzirmenin yerini konuştuk.

H.A: Ülkemizde emzirmeye karşı neden bu kadar çok yorum yapılıyor?

T.Y: Çünkü şu anda gündemde olan konu bu. Zaman zaman gündemler değişir, ne kadar tartışılırsa bir konu o kadar dikkatleri üzerine çeker ve hep en çok konuşulan konular arasında olur. Tabi eskiyecek bir konuda değil. Her zaman anneler ve bebekleri olacak, anne ve bebeği olduğu sürece de emzirme konusu hep konuşulacak. Dikkat çekme amacı da artık ülkemizde de dünyada da birçok kadının emzirme konusunda tercihini kullanması olabilir. Sütü geldiği halde emzirmeyen kadınlar da var ve bu toplum tarafından ayıplanıp uçsuz bucaksız tartışmalara gidebiliyor.

H.A: Herkes herkesin emzirmesine karışabilir mi?

T.Y: Hayır. Kimse kimsenin emzirmesine karışamaz. Emzirmek tabii ki bebeğin gelişimi için önemli bir besin kaynağıdır. Bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur.Anne sütü bebekler için yaşamsal öneme sahiptir. Bebekleri her türlü enfeksiyondan korur.Fakat emzirmek istemeyen, sütü az gelen yahut sütü gelmeyen annelerin de olabileceğini unutmayıp sanırım sorularımızı ve yorumlarımızı ona göre yapmalıyız.

H.A: Emziremeyen annelere karşı duyulan bu öfke neden?

T.Y: Bu öfke değil bence ayıplama. Neden böyle olduğunun bir cevabı yok aslında. Emzirebilen kadın, sütü çok gelen kadın mukaddesmiş gibi davranılıyor bizde. Belki bu öğretilerle büyüdüğümüz için emziremeyen kadını yetersiz görüp onu ayıplıyor, kolayca kırabiliyoruz. Bu tamamen yıllardır gelen öğretilerle alakalı.

H.A: Emzirmek kutsal bir olay mıdır?

T.Y: Doğum da, emzirme de kutsal bir olaydır. Kadına bahşedilmiştir. Bir canlıyı dünyaya getirme ve onu yine kendi vücudunun bir uzvuyla doyurabilme yetisidir.

H.A: Emziremediği ya da sütü yetmediği için doktor onayıyla bebeğine mama veren anne kötü anne midir?

T.Y: Asla. Emziremediği için ya da sütü yetmediği için ya da emzirmek istemediği için emzirmeyen anne kötü anne değildir. Kadınlar doğum sonrasında fizyolojik ve psikolojik olarak bambaşka bir ruh haline girerler. Burada fizyolojik olarak bir kadının sütünün gelmemesi ya da az gelmesi onu suçlu yapmaz. Psikolojik bazı sebeplerle emzirmeyen, emzirmeyi reddeden anneleri de anlamak ve onlara destek olmak görevimizdir.

H.A: Emzirmesine karışılan anne psikolojik olarak nasıl hisseder?

T.Y: Toplumumuzda zaman zaman hepimizin maruz kaldığı bir 'mahalle baskısı' mevcut. Bu aslında her yaş dönemimizde ortaya çıkan bir durum. Bekarken 'evlilik ne zaman?' evlenince 'çocuk ne zaman?' çocuk olunca 'ikinci ne zaman' 'emiyor mu?' 'uyuyor mu? 'sütün mü yok, zayıf bu çocuk' gibi söylemlerle karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu tabi ki annenin yetersizlik duygusuna kapılmasına ve endişeye sürüklenmesine sebep oluyor. 'Acaba sütüm yetmiyor mu?' 'aç mı kalıyor?' 'Ya sütüm giderse' bu tarz düşünceler anneyi psikolojik olarak zora sokuyor. Bu durumda annede lohusa depresyonu geliştirebiliyor ve anne-bebek arasındaki bağ olumsuz yönde etkileniyor.

H.A: Peki bir annenin emzirmeme hakkı var mı?

T.Y: Bu çok tartışmaya açık bir konu. Ben bireysel fikrimi paylaşacağım. Bence bir kadının emzirmesi bebeğinin sağlığı ve gelişimi için gerçekten mucizevi bir şey fakat emzirmek bazı psikolojik sebeplerden ötürü annenin ruh sağlığını etkiliyor ve onu içinden çıkılmaz bir hale sokuyorsa, anne bu hal yüzünden bebeğine zarar verecek noktaya geliyorsa burada annenin emzirmeme hakkının olduğunu düşünüyorum.

1.3.2019 16:04 [11792945]

Ziyaretçi yorumları

Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde YeniKadin.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.