Deniz kenarından dünyayı seyretmek… Haberi - yenikadin.com
Bu sayfayı paylaşın
8.08.2019 13:54

Deniz kenarından dünyayı seyretmek…

Deniz kenarından dünyayı seyrediyorum ve bir çok tatil manzarasıyla karşılaşıyorum. Bir kaç çocuk var kumsalda koşabildiğince koşuyor sanki hiç koşmamışcasına, bir çocuk var herkesin gözüne kumları atıyor, bazısı var yaprakları toplayarak kendine etek yapıyor, bazısı var kumdan kale yaparken herkese su sıçratıyor…

Haber: Deniz kenarından dünyayı seyretmek…

Seyrettiğim manzaralar beni şaşırtır çoğu zaman. Ama yine de, düşünerek bu manzaraları daha kolay anlamlandırabiliyorum. Yukarıda bahsettiğim durumları bence etkileyen sosyal psikolojinin alanına giren iki konu var; bu da içsel ve dışsal motivasyon mekanizması. Diyelim bir çocuk denize girmeyi seviyorsa, ona denize girmesini söylemeden denize girmesini bekleyebiliriz. Ama durumun tersinde denize girmeyen bir çocuğa, her denize girdikten sonra ona dondurma alarak denize girmesini sağlayabiliriz. Bu çocuğun isteğini arttıracaktır ama bu dışsal bir motivasyon olacaktır. Çocuk denize girmek istese de, denize dondurma beklentisiyle girecek, içsel denize girme amacı varsa da onu azaltacağızdır. O çocuk dondurma isteyerek denize girecektir artık. Halbuki ona denizin güzelliklerini anlatarak, beraber denize girdiğimizde keyfini çıkartarak onu denize sokabiliriz. Böylelikle çocuk kendi içsel motivasyonuyla denize girebilecektir. Ben bunları neden anlatıyorum biliyor musunuz? Bu anlattığım içsel ve dışsal motivasyonu her duruma genelleyebiliriz ama benim size söylemek istediğim bir durum var.

Tatildeyken deniz kenarında denizi, gökyüzünü, bulutları ve etrafımı seyretmeyi çok seviyorum. Gördüğüm durumlar yazılarıma da konu oluyor çoğu zaman. Ama bazen deniz kenarından dünyayı seyrederken çok üzüldüğüm zamanlarda oluyor. Deniz kenarında çocuklarımızın saygılı davranmasını nasıl daha fazla sağlayabiliriz sizce? Bence çocuklarımızın içsel motivasyonunu arttırarak yani onlara deniz kenarındaki bireylerin tatile geldiğini, dinlenmek istediklerini ve yılda bir kaç gün için orada bulunduklarını ve başkalarının sınırlarına saygı duymamız gerektiğini anlatarak. Onlara başkalarının oraya bizim gibi tatile gittiğini, dinlenmek, keyif yapmak ya da sadece orada bulunmak istemelerinin çok normal olduğunu ve de nasıl onlar bizim alanımıza girmiyorsa, bizim de onların alanına girmemiz gerektiğini anlatabiliriz. Herkesin sınırını koruduğu bir kumsalda daha mutlu ve huzurlu bir şekilde barınabileceğimizden bahsedebiliriz. Tabi bazen bunun tersi de oluyor, bazı aileler çocuklarının ortada koşturarak başkalarının gözüne kum girmesine, kumsalda koşuşturup gürültülü bir şekilde oynamalarına izin verebiliyor. Tabi ki çocuklar koşsun ama herkes sınırını bilerek; kimseyi engellemeden ve rahatsız etmeden. Nasıl ki kocaman ağaçların dibinden fesleğen çıkabiliyorsa, biz de ağaçlar ve fesleğenler gibi birbirine yakın ve birbirini rahatsız etmeden yaşayabilsek keşke…

Fesleğenler ve ağaçlardan bahsetmişken, yazının ilk kısmında bahsettiğim konuya geri dönüş yapıp bunu doğa sevgisinde nasıl kullanabileceğimizde bahsetmek istiyorum. Bence, zaten asıl tatil doğaya, çevreye, etrafa, insanlara, hayvanlara saygı duyularak yapılan olan. Yoksa, tatile gidip çevreyi kirletip, her yeri pisletmek, her yeri yıkmak, çöpe çevirmek çok kolay. Her zaman yıkmak, onarmaktan daha kolay. Ben zoru seçip yıkılmayı onarmak, yıkılmadan onarmak istiyorum. Ben onarmaya çocuklarımızın bilincinden başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Onları tatilde ayak izlerinden başka bir iz bırakmamaları gerektiğini öğütlüyorum. Onların kimi zaman çevreyi temizlemelerine, kimi zaman da canlılara su vermelerini izliyorum. Ve açıkcası böylece yıkmayarak, onararak gelişeceğimizi düşünüyorum. Taşları toplayıp boyayarak, çevreyi güzelleştirmeyi, deniz kabuklarından kolyeler yaparak kendilerini güzelleştirmelerini izliyorum. Çünkü biliyorum, ne zaman insan doğaya saygı gösterir ve ona karşı değil onun da yürürse o zaman güzelleşecek deniz kenarından izlediğim dünya…

Ziyaretçi yorumları

Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde YeniKadin.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.


Yeni Yenikadın Haberleri

  • 11-17 Kasım haftalık burç yorumları
    11-17 Kasım haftalık burç yorumları

    Haftaya yüz yılda 13 defa olan Merkür Tutulması ile başlıyoruz. Bu hafta iletişim ve internet sorunları artabilir. Ancak gökyüzündeki koruyucu bir etki sebebiyle, olaylar geçen haftaya göre daha yumuşak geçişli olabilir.

    11.11.2019 09:30
  • ''Süper anne'' rolü kadınları yıpratıyor
    ''Süper anne'' rolü kadınları yıpratıyor

    Modern çağda kadınlar, gelenekleri terk etmeden zamana ayak uydurmaya çalışan bireyler haline dönüşüyor. Bir yandan geleneksel kalmaya çalışarak anne olan, evine bakan; bir yandan modern olmaya çabalayan, kariyer hedefleri olan kadınların yaşadığı bu çatışma aileler için zorlu bir gerilim haline gelebiliyor. Mükemmel kariyer, mükemmel anne ...

    9.11.2019 12:03
  • Ispanağı karbonat ile temizleyin!
    Ispanağı karbonat ile temizleyin!

    İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Derya Fidan, gündemde olan ıspanak zehirlenmeleriyle alakalı önemli açıklamalarda bulundu.

    5.11.2019 09:03
  • 4-10 Kasım haftalık burç yorumları
    4-10 Kasım haftalık burç yorumları

    Karma Astrolog Aysun Köşker Koç, burçların yeni haftadaki durumunu yorumladı.

    4.11.2019 08:31
  • Cadılar Bayramı rengarenk kutlandı
    Cadılar Bayramı rengarenk kutlandı

    Her yıl 31 ekim'de kutlanılan ve kültür geleneğinden çok seküler bir seremoniye dönüşen cadılar bayramı bu yıl da oldukça ilginç görüntülere ev sahipliği yaptı.

    2.11.2019 16:46