2 Nisan Otizm Farkındalık Gününde Otizme Bakmak Haberi - yenikadin.com
Bu sayfayı paylaşın
2.04.2019 11:37

2 Nisan Otizm Farkındalık Gününde Otizme Bakmak

Birçok çocuk ve ailesini etkileyen otizm için hem toplumu bilinçlendirmek hem de otizmli çocuklara odaklamak adına 2 Nisan Farkındalık Günü ilan edildi.

Haber: 2 Nisan Otizm Farkındalık Gününde Otizme Bakmak

Bugün Otizm Farkındalık Günü. Her geçen gün sayıları artan ve özel bir ilgi gerektiren otizmli çocuklar için erken teşhiş büyük önem taşıyor. Farkındalık yaratmayı amaçlayan bu günde, otizm hakkında merak edilenleri haberimizde bulabilirsiniz...

OTİZM NEDİR?

Otizm, bireyin belirli ilgi alanlarına yoğunlaştığı, kendini tekrarlayan davranışlar gösterdiği ve sosyal alanda iletişim bozukluğu gösteren hayat boyu devam eden gelişim bozukluğunun adıdır. Tam anlamıyla bilim adamları sorunun neden kaynaklandığını bilememekle birlikte, bu rahatsızlığın genetik olabileceği kanaatindedir.

OTİZM BELİRTİLERİ NELERDİR?

Daha bebekken dahi farkedilebilecek olan otizm, hayatın ilk üç senesinde ortaya çıkıyor ve erken teşhiş bu hastalıkta büyük önem taşıyor. Çünkü eğer anne ve babalar hastalığı erken teşhis ederlerse, rehabilitasyon ile hastalığın etkilerini gözle görülür şekilde azaltabiliyorlar. Peki, otizmin belirtileri nelerdir?

  1. Otizmli çocuklar hiçbir sorunuza cevap vermezken neredeyse sizinle hiç iletişim kurmaz. Sorularınızı ve sohbetinizi görmezden gelir.
  2. 1. yaşlarında kelimeleri kullanmaya başlayarak, normal görünen gelişim sürecine girseler de daha sonra bu kelimeleri kullanmaktan dahi vazgeçebilirler.
  3. Ebeveynleri iterek ve çekerek istedikleri yere götürmeye çalışsalar da istediklerini söylemek adına ne işareti ne de kelimeleri kullanırlar.
  4. Ancak ilgi ve takıntı edindikleri konularda iletişim kurarlar. Daha sonrasında konu bittiğinde hiç olmamış gibi iletişimi keserler.
  5. Jest ve mimik kullanmazlar.
  6. Ses tonlarında iniş ve çıkışlar yoktur. Konuşmaları tekdüze bir tondadır.
  7. Belirli bir dil dağarcığı ile yaşarlar. Sürekli tekrarladıkları ve basmakalıp kelimelerde iletişim kurarlar. Hatta bazen aynı kelimeyi sürekli tekrarlarlar.
  8. Zamirleri doğru algılayamaz ve yanlış kullanılırlar. Mesela ben yerine sen derler. Hatta kendilerinden üçüncü şahış o diye bahsederler.
  9. İlgilerini çeken reklam, şarkı ve şiirleri birebir ezberlerler ve yerli yersiz sürekli kullanırlar.

OTİZM NE KADAR YAYGINDIR?

Dört önemli gelişimsel bozukluktan bir olan otizmin, günümüzde yaklaşık olarak her 150 çocuktan birini etkilediği kabul edilmektedir Dünya Sağlık Örgütü'nün raporunda Türkiye'deki otistik bireylerin sayısı 100.000'dir.

OTİZMİN TEDAVİSİ VAR MI?

Otizme neyin sebep olduğu halen çözülememiş olsa da yapılan araştırmalar otizmin, genetik bir hastalık olabileceğine işaret etmektedir. Kesin bir sonuca ulaşılamayan hatta kaynağı belirlenemeyen otizmin tedavisi ve ilacı da yoktur. Ancak rehabilitasyon merkezlerinde dikkat yoğunlaştırma, iletişim kurmasına yardımcı olma ve iletişim kurmayı öğretme şeklindeki tedaviler otistik bireyleri topluma kazandırmak ve hayatlarını daha iyi şartlarda yaşamaları için oldukça önemlidir. Otizmin bir hastalık değil bir farklılık olduğunu ve toplumda bir birey olabileceğini amaçlamaktadır.

OTİZMLİ BİR ÇOCUĞU SAHİP OLMAK

Türkiye'de yaklaşık 100.000 otistik bireyin ebeveyni de bu rahatsızlıkla mücadele etmektedir. Kabullenilmesi oldukça güç bir durum olsa da ebeveynlerin en önemli görevi erken teşhis ve tedaviye yönlendirmedir. Çünkü otistik rahatsızlıkları minimize etmek adına erken teşhis büyük yarar sağlamaktadır. Bunu yanı sıra otizmin bir hastalık değil bir rahatsızlık olduğunu bilmek ve sosyal anlamda destek olmak da toplumun bir görevidir. Bu toplumsal destek, otistik bireylerin uyum sağlamasını kolaylaştırmanın yanı sıra ebeveynlerine de yarar sağlayacaktır. Hem maddi hem de manevi anlamda otizmli bir çocuğa sahip olmak sıkıntılara sebep olmaktadır. Özellikle anne ve babalarını bağımlı bir hayat yaşamaları ebeveynlerini çocuklarının geleceklerinin ne olacağı sorusuna itmektedir. Diğer çocuklarla aynı toplumsal şartlarda yaşamaları gereken otizmli çocuklar için toplum bilinçlendirilmelidir.

OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ NEDİR?

2 Nisan, Otizm Farkındalık Günü olarak, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edildi. Otizmli sayısının her geçen gün hızla artması ile birlikte kamuoyunda dikkat çekmek isteyen BM, farkındalık gününü duyurdu. Türkiyede ise 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü'nde, "Otizme Mavi Işık Yak" kampanyasının Türkiye elçisi Tohum Otizm Vakfının çağrısı ile otizm farkındalığına destek vermek için akşam saatlerinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprüsü, Galata Kulesi başta olmak üzere İzmir Saat Kulesi, Masal Şato, Diyarbakır'da Surlar, Amasya Kalesi gibi birçok yapı, Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği (AGİD) üyelerinin katkılarıyla mavi ışıkla aydınlanacak. Tohum Otizm Vakfı'nın genel müdürü Betül Selcen Özer, herkesin mavi giyebileceğini söyledikten sonra vatandaşlardan sosyal medyadan bugün hakkında paylaşımlar yapılmasını ve otizmi gündeme taşıyarak farkındalığın artırılmasını istedi.

HER 59 ÇOCUKTAN 1'İ OTİZM RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA

Tohum Otizm Vakfı'ndan yapılan açıklamaya göre, doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen gelişimsel bir farklılık olan otizm tanısı, 1985'te her 2 bin 500 çocuktan 1'ine konulurken, bugün her 59 çocuktan 1'i otizm riski ile dünyaya geliyor. Her geçen gün artan sayı ile birlikte daha fazla ilgi ve dikkat isteyen 0-19 yaş grubu arasında 434 bin 10 otizmli çocuk ve gençten, okullaşabilen ve eğitime erişebilenlerin sayısı sadece 30 bin 50.Türkiye'de yaklaşık 1 milyon 387 bin 580 otizmli birey olduğu ve bu durumdan etkilenen 5 milyon 550 bin 320 aile ferdi bulunduğu düşünüldüğünde, oldukça büyük bir kitleyi etkiliyor. Ancak otizm için umut var. Bilimsel araştırmalar, erken tanı ve doğru bir eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde 50'sinde otizmin belirtilerinin kontrol altına alınabildiğini, gelişim sağlanabildiğini, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığını gösteriyor.

Ziyaretçi yorumları

Bu habere henüz hiç yorum yazılmamıştır.
Haberle ilgili düşüncenizi buraya yazmak için aşağıdaki 'Bu Haberle İlgili Yorumunuzu Yazın' formunu kullanabilirsiniz.

Bu habere yorum yazın:

Ad Soyad:
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde YeniKadin.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.


Yeni Sağlık Haberleri

  • Bir ecza dolabında neler bulunmalı?
    Bir ecza dolabında neler bulunmalı?

    Her evde bulunması gereken ecza dolabı acil durumlarda hayat kurtarıcı rol üstlenebilir. Bu yüzden evlerinizde ecza dolabı bulundurmalı ve ecza dolabının içeriğini eksiksiz olarak tamamlamalısınız.

    20.9.2019 14:16
  • Sararan tırnaklara pratik çözüm
    Sararan tırnaklara pratik çözüm

    Makyaj, ilaç ya da farklı nedenlerle tırnaklarda sararma sorunu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu sorunu çok dert etmenize gerek yok çünkü pratik bir yöntemle bu sorundan kurtulabilirsiniz.

    20.9.2019 12:26
  • Ayakları yumuşacık yapan muz uygulaması
    Ayakları yumuşacık yapan muz uygulaması

    Öğünlerinizde afiyetle tükettiğiniz muzu farklı şekilde kullanarak cilt sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz. Muzun kabukları ile ayağınıza yapacağınız pratik uygulama, ayaklarınızı yumuşacık yapacak.

    20.9.2019 08:37
  • Ağız kokusu düşmanı 5 besin
    Ağız kokusu düşmanı 5 besin

    Ağız kokusunun itici etkisinden kurtulmak için besinleri kullanmaya ne dersiniz? Lezzetli besinlerle ağzı kokusuna kurtulabilir, ferah bir nefese kavuşabilirsiniz.

    19.9.2019 15:15
  • En sık yapılan 5 egzersiz hatası
    En sık yapılan 5 egzersiz hatası

    Sağlığınızı korumak için egzersiz yapıyorsunuz ama egzersiz yaparken yanlış hamleler yaparak sağlığınızı tehlikeye atıyor olabilirsiniz.

    19.9.2019 14:27